FOTOĞRAFTA EDİT YAPILMALI MI YAPILMAMALI MI?

Özellikle eski fotoğrafçıların oldukça rahatsız olduğu fotoğraf düzenlemelerine biraz yakından bakalım...

Aslına bakarsanız bu tarz konular açıldığında her zaman konuşmaya girizgahım şöyle olmuştur;

” Fotoğraf gibi göreceli yani niteliği ve niceliği kişiden kişiye göre değişen sahalarda kesinlikle doğru şudur diye bir şey söz konusu değildir!”

Yani anlayacağınız üzre bu tarz durumlarda mutlak doğrunun olmadığına inanan biri olarak, fotoğraf ve edit konularında hep kompozisyon ve içeriğe göre durumun farklılık gösterebileceğini savundum. ”Bir fotoğraf hiç bir zaman editlenmemeli” ya da ”editsiz fotoğraf olmaz!” diye önyargılarım hiç olmadı.

Yalnız burada neyi Edit, neyi manipüle, neyi ise fotoğrafı yeniden yaratma olarak kabul ettiğimizi belirtmek zorundayız ki bu konu başlığında tek ”mutlak doğru” olan şey budur kanımca:)

Fotoğraf editlemek dediğimiz zaman, kontrast ve ışık seviyeleriyle oynanmış, keskinliği düzenlenmiş, vinyeti tekrar oturtulmuş, gölgelere/ışklı alanlara farklı ya da aynı tonlamayla dokunulmuş, makina veya lensten kaynaklı ekrandaki toz tanelerinin temizlendiği… bu ve bunun gibi, kompozisyona zarar vermemiş tüm müdahaleler ”fotoğraf editlemek” tanımına girer ki bence fotoğrafçılık için elzem ve kilometre taşı bir tanımdır.

 

 

Manipülasyon dediğimizde ise fotoğrafa asıl kadrajında olmayan, sonradan eklenmiş hatta yeniden yaratılmış objeler/canlılar ekleyerek yapılan müdahale aklımıza gelmelidir ki bunlara en büyük ve sıkörnekler; sonradan eklenen bulutlar, ay/güneş, kuşlar, kişinin göz renginin değiştirilmesi, fotoğraflandığı anda olmayan objelerin Photohsop gibi programlar vasıtasıyla yerleştirilmesi fotoğrafta manipülasyon olarak adlandırılır.

 

Fotoğraf yaratmak bir başka deyişle FineArt çalışmalar ise, tasarım eserler olup, kompozisyonda kullanılan tüm objelerin farklı mekan ve zamanlarda çekilmiş ve hatta stock satın alınmış hazır görsellerle, grafiklerle desteklenerek oluşturulan çalışmalardır. Bu çalışmaları dijital artistler genelde reklam ajanslarının kampanya tasarımları ve sinema afişleri gibi eserlerde yaparlar.

Peki bu tarzların hangisi doğru hangisi yanlış?

Cevap : Hiçbiri yanlış değil!

Her şey tamamen sizin hayal gücünüzle alakalı. Bu yüzden kimsenin hayal gücünüze gem vurmasına izin vermeyin. Kendinizi işinizde (ister amatörce ister profesyonelce) nasıl ifade etmek istiyorsanız öyle ifade edin. İster fotoğraf editleyin, ister manipüle edin, ister tekrardan yaratın… Sadece tek dikkat edeceğiniz husus; edit yaptığınız fotoğraflarda ”hiç edit yok” diye iddialarda bulunmayın. Manipülasyona başvurduğunuz fotoğraflarda ”orijinaldir manipülasyon yoktur” diye iddia etmeyin.

Gerisi dediğim gibi tamamen sizin dünyayı nasıl gördüğünüz ve nasıl göstermek istediğinizle alakalı.

Dip not : Ben fotoğrafta editten yanayım:) Eski usül fotoğrafçılıkta karanlık oda neyse, dijital yeni çağın getirdiği özellikteki fotoğraflarda da dijital işleme aynı şey. Özellikle Adobe Lightroom ve Adobe Photoshop programları bence eskinin karanlık odalarının yerini alan ortamlar. Gözünüzü korkutmasın:)

Üretmeye ve araştırmaya devam!

 

Hakkımda

İlkin Karacan Karakuş, İstanbul’da yaşayan bir yönetmen ve serbest fotoğrafçı. Sinema sektöründe kurgu asistanı olarak çalışmaya başlayan Karakuş, adım adım yönetmenliğe doğru ilerledi ...

Kategoriler